Öncelikle "Besim Senkardeş kimdir?" diyerek başlayalım.
Bizlere kendinizi kısaca tanıtırmısınız.
1975 yılında İstanbul'da doğdum. Ortaokul ve liseyi Özel Eyuboğlu Lisesi'nde
okudum. Daha sonra 1994 yılında YTÜ Makine mühendisliğini kazandım. 1,5 senedir evliyim ve eşim de YTÜ Makine Mühendisliğinden mezun. Ancak o benden farklı olarak Otomotiv üzerine yine YTÜ'de;
ve pazarlama üzerine İÜ'de master yaptı.
Okuldan mezun olduktan sonra yaptığınız çalışmalar, işler ve şu anda yöneticisi
olduğunuz Batı Ambalaj San. Tic. A.Ş hakkında da bizlere bilgi
verebilirmisiniz.
Ailemiz ticaretten gelen bir ailedir. Ben üniversite zamanında
mevcut şirketlerimizde yardımcı olmak amacıyla çalıştım. Ancak
üniversitenin son sınıfında profesyonel anlamda Isıtma - Soğutma - Havalandırma alanında faaliyet gösteren bir şirket kurdum.
Bu şirkette ortak olarak benim haricimde yine YTÜ Makine Müh.
liğinden mezun bir arkadaşım vardı. İstanbul - Ankara - İzmit' te bir hayli ciddi iş merkezi, konut ve otel ısıtma, soğutma, havalandırma ve yangın tesisat projelerinin uygulayıcısı olduk. Ancak ne yazık ki istediğimiz kârları elde edemedik. Bu nedenle
bu şirketi tasviye edip askere gittim. Dönüşümde biraz profesyonel
hayatı öğrenmek için Bigbag imalatı yapan SUNJUT A.Ş isimli, yaklaşık
2000 çalışanlı bir şirkette Teknik Müdür yardımcısı olarak çalıştım. Yaklaşık 2 sene kadar bu firmada çalıştıktan sonra 1973 yılından
bu yana Oluklu Mukavva Karton Kutu imalatı yapan aile şirketimiz
olan Batı Ambalaj A.Ş'ye dönüp, uzun süredir bu firmanın yöneticiliğini
yapan babamdan işleri devraldım. Yaklaşık 1.5 senedir bu firmada
yönetici olarak çalışmaktayım. Şirketimiz Türkiye'nin önde gelen
isimleri olan Philips Aydınlatma, Kurukahveci Mehmet Efendi, Beybi
Plastik Eldivenleri ve Aksu İplikleri vb. firmaların karton kutu
ihtiyacına hizmet etmektedir.
".. arkadaşlarım nedeniye ben hep İnşaat Fakültesini istemiştim. Sınav
sonucunda Makine oldu o zamanlar çok üzülsem de bugün çok iyi olmuş
diyebiliyorum."
Biraz daha gerilere dönüp; Yıldız Teknik Üniversitesi'ne
gelişiniz, Makine Mühendisliği'ni seçmeniz, kazanmanız ve ilk
zamanlarda yaşadığınız duyguları bizlerle paylaşırmısınız.
Aslında YTÜ ye geliş hikayem oldukça
ilginçtir diyebilirim. YTÜ İnşaat Fakültesinde okuyan çok arkadaşım vardı.
Bende lise zamanında onlarla beraber bazen Yıldız'a gelirdim. Ortam çok
güzel gelmişti bana. Bu nedenle tercihlerimi genelde YTÜ ağırlıklı yaptım.
Ancak arkadaşlarım nedeniye ben hep İnşaat Fakültesini istemiştim. Sınav
sonucunda Makine oldu o zamanlar çok üzülsem de bugün çok iyi olmuş
diyebiliyorum.
Makine Mühendisliğinde öğrenci iken nasıl bir öğrenci
idiniz acaba? Ortalamanız, derslere devamınız ne seviyede idi?
Doğrusunu söylemek gerekirse ben okuldan 6 senede mezun oldum
ve ilk 3-4 senemde çok ama çok kötü bir öğrenciydim. Gerek devam
seviyem, gerekse de not ortalamam çok kötüydü. Yanlış hatırlamıyorsam
1.03 civarlarındaydı. Ancak son 2 senede inanılmaz çok çalıştım
ve derslere devam ettim ( ki bunda eşimin katkısını belirtmeden
geçemeyeceğim ve sizin vesilenizle kendisine bir kez daha teşekkür
etmek isterim ) ve mezuniyet ortalamamı 2.78'e çıkardım. Ancak
kimseye bu olayı tavsiye etmem çünkü son 2 senede yaşadığım sıkıntılara
baktığım zaman, yaptığım hataları çok iyi ama üstüne basa basa
söylüyorum çok iyi görmemi sağladı.Zaten ondan sonra hayata bakış
açım çok değişti.
Yıldız Teknik Üniversitesi'ndeki "Makine Mühendisliği
Eğitimi" hakkındaki fikirleriniz nelerdir?
Ben okulumu ve öğretmenlerimi çok sevdim. Ancak dersler biraz daha pratiğe
yönelik olabilir diye düşünüyorum. Ve piyasaya cıkınca YTÜ mezunu
arkadaşlarımızın başarıları benim okuluma olan inancımı çok daha
arttırdı. Arkadaşlarımın önemli bir bölümü çok iyi şirketlerde ve çok iyi pozisyonlarda görevdeler.
"Herkes bir şekilde üniversiteden mezun oluyor ama bunların arasından sıyrılmak için ne yaptığınızın değil nasıl yaptığınızın önemli olduğunu düşünüyorum."
Çok kapsamlı olacak bu soru belki ama; sektörel ve çalışma
deneyimleriniz sonucu şu anda Makine Mühendisliği'nde okuyan arkadaşlarımıza
ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsiniz. Teorik bilgi, yabancı dil,
sektörel deneyim, teknoloji kullanimi gibi farklı kulvarlar hakkındaki
tavsiye ve tecrübelerinizi aktarabilirseniz eminiz ki YILDIZZ.COM
ailenisindeki yüzlerce Makine Mühendisliği öğrencisi arkadaşlarımız
bu tavsiyelerinize pûr dikkat okuyacaktır.
Öncelikle yabancı dil ile başlayayım. Tüm öğrenci arkadaşlarıma
ne yaparlarsa yapsınlar muhakkak en az bir yabancı dil öğrenmelerini
tavsiye ederim. Bu bence bir yerde tutunmak için olmazsa olmazlardandır
. Sonrasında fark yaratmak. Herkes bir şekilde üniversiteden
mezun oluyor ama bunların arasından sıyrılmak için ne yaptığınızın
değil nasıl yaptığınızın önemli olduğunu düşünüyorum. Sürekli
gelişme, bunun teknolojik anlamda ve birey anlamında geçerli
olduğunu düşünüyorum. Sonuçta en modern makinerlerle iş yapıyor
olsanız dahi bu makinenin açma kapama düğmesine yine bir insan
basacaktır. Bu nedenle sürekli eğitim ve gelişme şarttır. Ayrıca
sektör anlamında öğrenci arkadaşlarımıza tavsiyem çok iyi analizler
yapıp sevecekleri sektörü seçmeleri. Bu sayede her sabah söylenerek
değil sanki hobileriyle uğraşacakları bir mekana gideceklermiş
gibi hissetmeleridir.
Aynı dönemde okuduğunuz arkadaşlarınızdan halen görüştüğünüz,
çalıştığınız arkadaşlarınız var mı?
Daha önceki soruda da belirttiğim gibi o dönemdeki arkadaşlarımın
çoğuyla görüşüyorum ki zaten söylediğim gibi eşim de YTÜ Makine
mezunudur. Şu anda mezun olan arkadaşlarımla birlikte çalışmıyorum
ama bir çoğuyla fikir alışverişlerimiz oluyor. Ayrıca haftasonları
şirkette buluşup şirketi daha iyi yerlere taşımak için deneyimlerinden
yaralanıyorum. Ayrıca fiilen yine YTÜ Endüstri'den Mezun bir
arkadaşım yazılım anlamında bana destek veriyor.
"Ne okulu ne de sosyal yaşantılarını 2. plana atmamalarıdır. Bu, iş hayatında da böyledir. İş zamanı iş, Eğlence zamanı eğlence. Bana göre okulu 2. plana atmak kadar sosyal hayatı da 2. plana atmak hatalıdır."
Öğrencilik hayatınızda yaşayamadığınız, eksik yaşadığınıza
inandığınız "keşke" leriniz var mıdır? Varsa tüm Yıldız Teknik
Üniversitesi öğrencilerine bu tip önerileriniz olabilir mi?
Aslında yaşayamadığım keşkelerim yok aksine yapmasaydım dediğim
keşkelerim daha çoktur. Daha önce belirttiğim gibi uzun seneleri
boşa harcadıktan sonra toparlamak için son 2 senemde inanılmaz
yıprandım. Şu an okuyan arkadaşlarıma tavsiyem çok dengeli bir
hayat yaşamaları. Ne okulu ne de sosyal yaşantılarını 2. plana
atmamalarıdır. Bu, iş hayatında da böyledir. İş zamanı iş,
Eğlence zamanı eğlence. Bana göre okulu 2. plana atmak kadar
sosyal hayatı da 2. plana atmak hatalıdır. Her ikisini de yeterince
ve dengeli yaşamak gerekir diye düşünüyorum. Web sitenizde zaman
zaman görüyorum ki bazı arkadaşlar vizelerden ve finallerden bunalmış
durumdalar ama ben bütün samimiyetimle söylüyorum ki isteyen öğrenci
arkadaşımla su an dahi yerimi değiştirmeye hazırım :)
".. o anfilerin, kış bahçesinin, orta bahçenin havasını soluyan insanların birbirine mesafeli olmasını pek düşünemiyorum. Nede olsa herkesin benzer anıları aynı yerlerde
geçmiştir."
Yıldız Teknik Üniversitesi mezunlarının sektörde herhangi
bir ağırlığının olduğu veya yardımlaşma&dayanışma içerisinde
olduklarından bahsedilebilir mi sizce?
Kesinlikle buna inanıyorum. Bir kere YTÜ mezunu arkadaşlar kesinlik
piyasada rağbet görüyorlar. Ayrıca destek konusundada bir hayli
iyi durumda olduğumuza inanıyorum. Zira o anfilerin, kış bahçesinin, orta bahçenin havasını soluyan insanların birbire mesafeli olmasını
pek düşünemiyorum. Nede olsa herkesin benzer anıları aynı yerlerde
geçmiştir.
Konuyu biraz degiştirelim. İnternet ve sivil toplum
kuruluşları hakkındaki fikirlerinizi nelerdir? Siz interneti hangi
amaçlar için kullanıyorsunuz? Mesleki ve sosyal sivil toplum kuruluşları,
kampanyaları ve sizin bunlara katılımınız ne seviyede gerçekleşmektedir?
İnternet sayesinde dünyanın kesinlikle
ufaldığını düşünüyorum. Ve insanlar için artık bilgiye ulaşmak için sıkıntı
diye birşeyin kalmadığına inanıyorum. Ben ve firmam interneti, sektörde dünya
teknolojisini takip etmek ve müşteriye ulaşmak için bir araç olarak
kullanıyoruz. Ayrıca üyesi olduğumuz mesleki derneklerle iletişim amaçlı
kullanıyoruz. Sivil toplum örgütlerine gelince, Türkiye'nin gelişmesinin,
başta ülke sonra birey olarak daha refah, daha insan gibi yaşamamızın en büyük
etkenlerinden biri olarak görüyorum. Ben dediğim gibi daha çok mesleki
derneklere üyeyim.
Son olarak Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencilerine
ve özellikle Makine Mühendisliği öğrencilerine söylemek istediğiniz
birşeyler var ise bunları da duymak isteriz.
Soru-cevap şeklinde gerçekleştirdiğimiz bu
faaliyetimize katıldığınız için size gönülden teşekkür ediyoruz.
Öncelikle web sitenizi inceledim ve çok
beğendim. Sizi ve ekibinizi tebrik etmek isterim. Öğrenci arkadaşlarıma
tavsiyem ise öğrencilik yıllarının tadını çıkarmaları yönündedir. Daha önce de
belirttiğim gibi hem akademik, hem sosyal anlamda ve YTU'lü olamanın
ayrıcalığının farkında olmaları, bunu da ileride unutmamalarıdır. Bir de
unutmadan mezun olmadan aşağıda parktaki büfeden ( ki bizim zamanımız da seyyar
arabaydı ) yiyebildikleri kadar köfte yemeleridir zira iş hayatında oraya
uğrama fırsatını pek fazla bulamayacaklar :)..
Hepinize teşekkür eder, başarılar dilerim.